18.Yüzyıl Şiir

2013-04-06 16:02:00

 

  18. yüzyıl şair kadrosu bakımından klasik edebiyatın en zengin olduğu devresidir. 18. yüzyılda, şiirlerinde Necîb mahlasını kullanan Sultan III.Ahmed ve İlhamî mahlasıyla şiirler yazan III.Selim, edebî ve kültürel gelişime çok önem vermişler, etraflarında kültür muhitleri (çevreleri) oluşturmuşlardır. 18. yüzyıl Klasik Türk şiirinin en önemli şâirleri Nedîm ve Şeyh Gâlib bu iki padişah döneminde yetişmiştir.

  17. yüzyıl Klasik Türk şiirine yön veren Mahallî üslup, Hikemî üslup/tarz ve Sebk-i Hindî’nin, 18. yüzyıl Klasik Türk şiirine etkilerinin devam ettiği görülmektedir. 18. yüzyılda Mahallî üslubun en önemli temsilcisi Nedîm’dir. "Nedîmâne" adı verilen kendine has üslubuyla Nedîm, neşeli ve coşkun gazelleriyle ve günlük hayatın sahnelerini canlı bir şekilde yansıttığı kasideleriyle 18. yüzyıla damgasını vurmuştur. Hayattan alınan zevk ve coşkunluk, Lâle devri şairi Nedîm’in şiirlerinin vazgeçilmezi olmuştur. Nedîm, yaşadığı dönemde üstat olarak kabul edilmesinin yanında kendinden sonraki şairleri de derinden etkilemiştir. Özellikle bu yüzyıl şairlerinden İzzet Ali Paşa sıkı bir Nedîm takipçisidir. Nedîm ile birlikte mahallî hayatı bütün çıplaklığıyla eserlerine yansıtan Enderunlu Fâzıl, özellikle Hûbânnâme ve Zenânmâme’de özgün konuların arayışı içinde olmuştur.

  18. yüzyılda Koca Râgıb Paşa, Seyyid Vehbî, Sünbülzâde Vehbî ve Fıtnat Hanım’ın Nâbî ile özdeşleşen hikemî üslup/tarzın etkisinde oldukları görülmektedir. Bu yüzyılın Nedîm’le birlikte diğer zirve ismi Şeyh Gâlib’dir. İlham kaynağı Mevlânâ’nın Mesnevî’si olan Şeyh Gâlib, Sebk-i Hindî’nin Türk edebiyatındaki en önemli temsilcisidir. Divânı ile birlikte Hüsn ü Aşk mesnevisi onu zirveye taşımış, Şeyh Gâlib Klasik Türk şiirinin son temsilcisi olarak kabul edilmiştir.

  Divân şâirleri, bu yüzyılda sosyal hayat unsurlarını, konuşma diline ait kelimeleri şiirde bilinçli olarak kullanmışlardır. 18. yüzyılda en çok rağbet gören nazım şekli “gazel”olmakla birlikte, divân şairlerinin müşterek gazel yazmaya da rağbet ettikleri görülmüştür.

  Gazelle birlikte, şarkı da 18. yüzyılda iyice yaygınlaşmıştır. Şarkının en güzel örneklerini Nedîm vermiştir. Bu yüzyılda Nedîm’in dışında Şeyh Gâlib ve Enderunlu Fâzıl gibi şairler de şarkı yazmıştır. 18. yüzyıl Klasik Türk şiirinin özelliklerinden biri de, bu dönemde yaşayan şairlerin Bâkî, Fuzûlî, Şeyhüslislâm Yahyâ, Sâbit, Nâbî ve Nef’î’ gibi geçmiş yüzyıl şairlerine nazireler yazarak “nazire edebiyatı” meydana getirmiş olmalarıdır.

 

 

ŞARKI

 

Yine bezm-i çemene lale füruzân geldi 

Müjdeler gülşene kim vakt-i çerâgan geldi       

Bülbül aşüftelenüp bezme gazelhan geldi         

Müjdeler gülşene kim vakt-i çerâgan geldi         

 

Seyrolup raksı yine dilber-i mümtâzların

Yine eflâke çıkar nâleleri sâzların

Câna âteş bırağur şu’lesi âvâzların

Müjdeler gülşene kim vakt-i çerâgan geldi 

 

Can-fezâ turra-i hûbân gibi zülf-i sümbül

Dil-güşâ nazm-ı Nedîmâ gibi ruhsâre-i gül

Dün gülistanda işittim ki der idi bülbül

Müjdeler gülşene kim vakt-i çerâgan geldi 
            Nedim       

 

 

185
0
0
Yorum Yaz